Birleşik Krallık’ta Göçmen Karşıtı Ayaklanma ve Ötesi: Popülist İngiliz Milliyetçiliğinin Soy Kütüğü — Okan Can
Bir devletten çok ekonomik proje olan Birleşik Krallık’ta yakın dönemde gelişen milliyetçilik anlayışı da yaşanan ekonomik problemlerin bir tezahürü görünümü çiziyor. Gelir dağılımındaki adaletsizlik artmaya devam ederken kamu hizmetleri yoksul kesimi daha da dezavantajlı hale getirdikçe, siyasi partiler emekçi kitleleri hak almaktan ve haklarını korumaktan çekinmeyecek bir pozisyona getirmek üzere politikalar üretmedikçe Birleşik Krallık’taki sosyal politik kriz daha da derinleşecek gibi görünüyor…
Sarı Öküzü Kaptırmak: Türk Toplumunda Yasal Gasbın Şiddet ve Sistematik Duyarsızlıkla Korelasyonu — Tamer Sağcan
Bazı tanımların kurumların duvarlarında asılı durmasının bir hikmeti vardır. Misal adliyede, duruşma salonlarında “Adalet...
Ortadoğu’da Armageddon: Reel Politikten Teo-Politiğe — Okan Can
Türkiye’nin kuruluş felsefesi itibarıyla seküler bir temele dayanması, Ortadoğu’daki teo-politik gerilimden uzak kalmasını garantileyememekte.
Postmodern Totalitarizm Hayaleti — Yonca Gökalp
Yonca Gökalp günümüzde işçi sınıfının nasıl görünmezliğe itildiğini ve emeğin suç ile eşdeğer hale getirildiğini; sanal gerçeklik ve siber-uzayın toplumsal etkileşimler üzerindeki etkilerini inceleyerek bu dönüşümün ideolojik ve toplumsal yapıyı nasıl yeniden şekillendirdiğini yazdı:
Viktor Orban AB’nin Ukrayna Politikasına Rest Çekti — Okan Can
Önce Avrupa Parlamentosu seçimlerinde, ardından ulusal seçimlerde Avrupa’da aşırı sağın oyunu arttırması, Orban’ın AB Dönem Başkanlığına gelmesi, Trump’ın Kasım’da gerçekleşecek seçimlerde kazanma olasılığının yükselmesiyle Batı’da atmosfer iyice aşırı sağdan yana kaymıştır. Bu atmosfer Orban’ı Ukrayna Savaşı’na ilişkin Batı’daki hâkim paradigmaya aykırı bir şekilde hareket etme konusunda cesaretlendirmiştir. Bu nedenle ilerleyen süreçte Orban’ın Moskova ve Pekin’le yaptığı görüşmelerden daha öte hamlelerde bulunacağını öngörmek mümkün gözükmektedir…
Yenilmez Arafat: Hatırlanması Gereken Ebu Ammar(lar) — Adem Yılmaz
Arafat gibi profillerin büyüklüğü burada yatıyor. Onlar, büyük sorunların “siyah-beyaz” ile çözülmeyeceğini bilecek bir deneyimle hareket ederler. Asıl odak noktalarını, konjonktürel süreçlerde bile gözden yitirmezler. Bu sebeple onlar üzerinde uzlaşmak kolay değildir. Kimileri onlarda sadece ilkesiz bir pragmatizm görür, kimileri ise sadece bir efsane… Fakat onlar için asıl olan sorunun çözümüdür, gerçekçiliklerini ve sorumluluklarını bu çözüm çabası teşkil eder.
Bir Enver Paşa Portresi — Burak Candemir
Siyasal parti ihtilafları arasında sürüklenen ve “-izm”lerden kendini alıkoyması mümkün olamayanlar için Enver Paşa oradan oraya sürüklenen bir figür haline gelmiştir. Birinin Enver Paşa’sı İslamcı iken diğerininki Sarıkamış’ta Turan’a gitmeye çalışan Türkçü Enver Paşa’dır. Birinin Enver Paşa’sı Osmanlıcı iken diğerininki sosyalist bir fırka kurma niyetinde olan Devrimci Enver Paşa’dır. Lakin hakikat nedir?
Enver’e… — Kutlu Altay Kocaova
Enver, memleketi için yaşadı, memleketi için canını verdi.
Redd-i Garp veyahut Geçmişiyle Barışamamışlara İbret — Bartu Kizek
Şunu iyi kavramakta fayda vardır: Bugün bahsi geçen olimpiyat vesilesiyle Doğu, Batı’nın emperyal politikasına karşı varlık mücadelesi vermekte, yarışlar vesilesiyle değil, ulus olarak kimliğini muhafaza etme mücadelesinde ter dökmektedir. Bundandır ki gelinen noktada kendimize şunu sormalıyız: Ne yapmalı?
Dinard Kıyılarında Aşk Labirentleri: Yaz Hikâyesi (1996) — Ümit Gündoğdu
Yoğun diyaloglar ve karakterlerin iç dünyalarına odaklanarak izleyiciye ironik ve düşündürücü bir bakış açısı sunan Rohmer’in “Yaz Hikâyesi” filmi, temmuzda Dinard’a gelen Gaspard’ın üç farklı kadınla karşılaşıp bu ilişkiler aracılığıyla kendini keşfetmeye çalışmasına odaklanır.





