FİKİRTEPE’NİN CUMHURİYET’İN 100. YILI MESAJI — Fikirtepe Medya
Cumhuriyet, vasıfsız tebaayı sorumlu yurttaşa dönüştüren bir farkındalık rejiminin, bir değerin ve bir faziletin adıdır....
Manifesto — admin
Siyaset, hayatın rutin akışında içkin bir kavramdır. Siyasî partilerin ve parti elitlerinin tekelinde değildir ve onlarla...
Daron Acemoğlu ve Hangi Liberal Demokrasi? — Kutlu Kağan Dalkılıç
Acemoğlu’nun öncesi de sonrası da sisteme dair krizi derinleştirmektedir. Sistemin neo liberal formu tekelci finans elitlerine; sol liberal formu bürokratik kamucu soyguna ağırlık kazandırmaktadır.
İlişki Oyunları 1: Sen Zaten Hep! Sen Zaten Hiç! — Murat Beyazyüz
Sen zaten tipinde cümleleri kuran kişi belki tartışmayı kazanır. Fakat bir parçayı bütünün adı yaparak kazanılan tartışmanın bedelini ilişki öder.
İlişkiyi sürdürebilmek, şikâyetten vazgeçmek ya da her davranışı hoş görmek değildir. Karşımızdakine, yarın başka türlü davranabileceği bir yer bırakabilmektir.
Yeryüzünde Bir Karadelik: KİTLE — Ahmet Çarpar
Fertler, kendisini aşan bir anlamla bağını kaybettikçe ilkel bir tüketene; ortak bir anlam etrafında toplanan gruplar, cemaatler, partiler aidiyetini ve müşterek mesuliyetini yitirdikçe kapalı bir zümreye; birbirinden farklı fert, grup ve cemaatlerin daha geniş bir hayat ve kader tasavvuru içinde kurduğu cemiyet ise çözülüp dağınık bir kalabalığa dönüşüyor.
700 Yıllık Bir Suçüstü: Zâkânî’nin Maske Düşüren Sözlüğü — Murat Beyazyüz
Zâkânî’yi bugün hâlâ okunur kılan şey, sövgüsünün dozajı değil, isabetidir. O, tek tek kişilerle uğraşmamış, rolün kendisine saldırmıştır. Sözlüğünde falanca satıcının, şu hâkimin, bu vaizin adı geçmez; “tüccar”, “kadı” ve “vaiz” yazar. Roller değişmediği için tanımları da bayatlamamıştır. Tüccar hâlâ var, denetçi hâlâ var, riyakâr hâlâ var. Sözlüğün maddeleri boşa düşmüyor; sadece muhatapları yenileniyor.
Dergâh ve Kapital — Murat Beyazyüz
Tarikat hikâyesini bir yozlaşma hikâyesi diye okumak mümkün. Bir dayanıklılık hikâyesi diye okumak da mümkün. Hikâye tek. İki adı var.
Hangi adı kullanacağız?
Liberal Vesayetçilik: Atilla Yayla’nın CHP’nin Tasfiyesi Önerisi — İkbal Vurucu
Yayla’nın metni, Türkiye’de liberalizmin bazen neden tam anlamıyla “çoğulcu siyasî kültüre” dönüşemediğini gösteren önemli bir örnek niteliğindedir. Liberal retorik korunmakta; fakat zihinsel düzeyde siyasî alan hâlâ “meşru olanlar” ve “tasfiye edilmesi gerekenler” şeklinde ikili bir ahlakî evrene bölünmektedir. Bu ise liberalizmin değil, ideolojik kutuplaşmanın dilidir.
Sıcak Geceler Ruh Sağlığımızı Etkiliyor mu? — Murat Beyazyüz
İklim değişikliğinin ruh sağlığına etkisi denince genellikle önce kaygı akla geliyor. Gençlerin geleceğe dair korkusu, haberleri izlerken duyulan çaresizlik ve son yıllarda adı yeni konmuş duygular bu başlık altında sıralanıyor. Bunların hepsi gerçektir elbette, ama en ölümcül sorun farklı bir yerdedir. Aşırı sıcaklarda ağır ruhsal rahatsızlığı olan bireylerle daha fazla ilgilenmemiz gerektiğini biliyor muyuz?
3. YOL — Kutlu Kağan Dalkılıç
Sonuç itibariyle üçüncü yol başlı başına zor bir meseledir. Ahlaki tavırdan, ideolojik pozisyona, siyasi pratikten içinde bulunduğu ahval ve onu kuşatan zorlu şartlara kadar tüm bu ablukaları yarmakla mükelleftir. Liderimsi yanılsamaların türettiği siyasi parti enflasyonunun alternatifmişçesine davranmasıyla inşa edilemez; onun başlı başına bir ahlak önermesine, doğru ideolojik pozisyonu açabilmesine ihtiyacı vardır ve üçüncü bir yol ancak tüm bunların siyasi pratiğe hakkıyla ve gereğince uygulanmasında saklıdır.
Under an Olive Tree ve Hatırlamanın Ahlâkı — İlteriş H. Kutlu
Son zamanlarda yoğunlaştığım biyografi okumalarından çıkardığım sonuç, bir insan hikâyesinin, başkalarının hayatlarında karşılık bulabildiği ölçüde tamamlanabileceği oldu. Ayşenur Ezgi Eygi’nin hikâyesinin de bizim için daha âdil, daha cesur, daha tutarlı ve insan onuruna karşı daha hassas ve “hatır”dan mülhem “hatırlama”nın erdemine vâkıf bir yaşam pratiğinin imkânlarını aramada yol gösterici bir mahiyeti var.
Ayşenur Ezgi Eygi’ye rahmet, geride kalan kederli ama daha çok gururlu ailesine ve arkadaşlarına sabır; dünyanın neresinde olursa olsun, insan eliyle hayattan koparılan tüm masum insanların aziz hatıralarına saygıyla…
Kaplan Postuna Bürünmüş Sırtlanlar — Murat Beyazyüz
Şehre inen domuzlardan korkmamalı; onlar aç kaldıkları için iner, doyunca dağlarına dönerler. Korkulması gerekenler, inmekle kalmayıp yerleşenler, bir türlü de doymayanlardır. Yolu kendimiz bulacaksak ilk adım, sanıldığının aksine postu görmek değil; postun altındakini çoğumuz zaten seziyoruz. Adımların en zoru, o posta imrenmekten vazgeçmektir. Aldanan yalnızca kurbandır; imrenen, farkına varmadan ortağa dönüşür. Çünkü postu ayakta tutan, aldananlar değil imrenenlerdir.





