Kapital, İcazet ve Veraset — Murat Beyazyüz
“Doğu Türkistan’da Aktağlık ve Karatağlık diye anılan iki rakip kol böyle doğdu. Sonrası artık yalnız bir tarikat meselesi değildi.”
İlişki Oyunları 2: Beni Seviyorsan Yaparsın/Yapmazsın — Murat Beyazyüz
Seven insan sevdiği için fedakârlık yapmaz mı? Yapar. Fakat “kişinin kendi isteğiyle yaptığı fedakârlık” ile “sevginin bedeli olarak tahsil edilen fedakârlık” arasında derin bir fark vardır.
İlişki Oyunları 1: Sen Zaten Hep! Sen Zaten Hiç! — Murat Beyazyüz
Sen zaten tipinde cümleleri kuran kişi belki tartışmayı kazanır. Fakat bir parçayı bütünün adı yaparak kazanılan tartışmanın bedelini ilişki öder.
İlişkiyi sürdürebilmek, şikâyetten vazgeçmek ya da her davranışı hoş görmek değildir. Karşımızdakine, yarın başka türlü davranabileceği bir yer bırakabilmektir.
700 Yıllık Bir Suçüstü: Zâkânî’nin Maske Düşüren Sözlüğü — Murat Beyazyüz
Zâkânî’yi bugün hâlâ okunur kılan şey, sövgüsünün dozajı değil, isabetidir. O, tek tek kişilerle uğraşmamış, rolün kendisine saldırmıştır. Sözlüğünde falanca satıcının, şu hâkimin, bu vaizin adı geçmez; “tüccar”, “kadı” ve “vaiz” yazar. Roller değişmediği için tanımları da bayatlamamıştır. Tüccar hâlâ var, denetçi hâlâ var, riyakâr hâlâ var. Sözlüğün maddeleri boşa düşmüyor; sadece muhatapları yenileniyor.
Dergâh ve Kapital — Murat Beyazyüz
Tarikat hikâyesini bir yozlaşma hikâyesi diye okumak mümkün. Bir dayanıklılık hikâyesi diye okumak da mümkün. Hikâye tek. İki adı var.
Hangi adı kullanacağız?
Sıcak Geceler Ruh Sağlığımızı Etkiliyor mu? — Murat Beyazyüz
İklim değişikliğinin ruh sağlığına etkisi denince genellikle önce kaygı akla geliyor. Gençlerin geleceğe dair korkusu, haberleri izlerken duyulan çaresizlik ve son yıllarda adı yeni konmuş duygular bu başlık altında sıralanıyor. Bunların hepsi gerçektir elbette, ama en ölümcül sorun farklı bir yerdedir. Aşırı sıcaklarda ağır ruhsal rahatsızlığı olan bireylerle daha fazla ilgilenmemiz gerektiğini biliyor muyuz?
Kaplan Postuna Bürünmüş Sırtlanlar — Murat Beyazyüz
Şehre inen domuzlardan korkmamalı; onlar aç kaldıkları için iner, doyunca dağlarına dönerler. Korkulması gerekenler, inmekle kalmayıp yerleşenler, bir türlü de doymayanlardır. Yolu kendimiz bulacaksak ilk adım, sanıldığının aksine postu görmek değil; postun altındakini çoğumuz zaten seziyoruz. Adımların en zoru, o posta imrenmekten vazgeçmektir. Aldanan yalnızca kurbandır; imrenen, farkına varmadan ortağa dönüşür. Çünkü postu ayakta tutan, aldananlar değil imrenenlerdir.
Kandırılmış Bir Toplumun Ruh Hâli — Murat Beyazyüz
Bir toplum, aldananları küçümseyerek kendisini koruyamaz. Güven ihlallerinin zararı, ele geçirilen paradan ibaret değildir. Her yeni olay, yardım etmek isteyeni biraz daha tereddüde, gerçek ihtiyaç sahibini biraz daha yalnızlığa iter.
Zihnimin Bir Köşesinde Duran Şair Ahmet Telli — Murat Beyazyüz
1998 yılında bir arkadaşım bana Ahmet Telli’nin Su Çürüdü kitabını hediye etmişti. Sonra merak edip iki kitabını...
Mizahın Sınır Bekçisi Savcı Değildir — Murat Beyazyüz
Deniz Göktaş meselesi bana yalnızca bir komedyenin tutuklanması gibi görünmüyor. En başta söylenmesi gereken şu: Bir insanın...





