Şahname ve Vârisleri — İlteriş H. Kutlu
İçtimai ve siyasi motivasyonel referans olarak Şahname’de anlatılan kahramanlık destanlarının yerini matemlerin ve ucuz “edit”lerin aldığı İran’ın olur da bir gün hem kendi halkı nezdinde hem de uluslararası mecrada kaybettiği itibarını kurtarmak ve sergilediği bu talihsiz, zayıf, âciz ve basiretsiz haletiruhiye imajını düzeltmek gibi bir niyeti olursa 1979’ta rafa kaldırdıkları Şahname’yi, ülkelerinin istikbalini ve ikbalini konuştukları masalarının üzerine tekrar koymalı, bir anne nasihati nispetinde ona değer ve anlam vermeli, böylece üstün olduklarını iddia ettikleri kimliklerini yeniden tanımalı ve dünya jeopolitik tarihinde ilk defa bir toprak ve kavmin bütünlüğünü ihtiva eden Airyanem Vaejah “Yüce Aryan Irkının Toprakları” ideasının vârisleri olduklarının farkına varmalılar.
Yeni Dünyanın Şafağında Bir İktidar Kavgası: Gezi Parkı Eylemleri — Haydar Barış Aybakır
2013’ün Mayıs ayı sonunda Taksim Gezi Parkı’nda başlayan ve takribî üç ay süren olaylar, üzerinden bunca zaman geçmiş...
Sarı Öküzü Kaptırmak: Türk Toplumunda Yasal Gasbın Şiddet ve Sistematik Duyarsızlıkla Korelasyonu — Tamer Sağcan
Bazı tanımların kurumların duvarlarında asılı durmasının bir hikmeti vardır. Misal adliyede, duruşma salonlarında “Adalet...
Postmodern Totalitarizm Hayaleti — Yonca Gökalp
Yonca Gökalp günümüzde işçi sınıfının nasıl görünmezliğe itildiğini ve emeğin suç ile eşdeğer hale getirildiğini; sanal gerçeklik ve siber-uzayın toplumsal etkileşimler üzerindeki etkilerini inceleyerek bu dönüşümün ideolojik ve toplumsal yapıyı nasıl yeniden şekillendirdiğini yazdı:
Redd-i Garp veyahut Geçmişiyle Barışamamışlara İbret — Bartu Kizek
Şunu iyi kavramakta fayda vardır: Bugün bahsi geçen olimpiyat vesilesiyle Doğu, Batı’nın emperyal politikasına karşı varlık mücadelesi vermekte, yarışlar vesilesiyle değil, ulus olarak kimliğini muhafaza etme mücadelesinde ter dökmektedir. Bundandır ki gelinen noktada kendimize şunu sormalıyız: Ne yapmalı?
Yeni Devrim, Yeni Özgürlük, Eski İsyan — Tamer Sağcan
Tüm insan ve hayvanların hayatı kutsal iken muhalifseniz, suskunsanız sizinki kutsal değil. Çünkü dünyadaki bütün olumsuzluklar sizin suçunuz. Muhtemelen et yediğiniz için gizlice hayvan da tekmeliyor, kadınlarla çocuklara saldırıyor, doğayı talan ediyorsunuz. Çünkü hiçbir ideolojik kliğe dahil olmadan var olmanız mümkün değil. Ya onlardansınız ya toprağın. Giyotindeki kendi kafaları olmadığı müddetçe, keskin bıçağın kaç kez inip kalktığı önemsiz. Tam da bu temelsiz özgüvenleri sebebiyle zorla dahil edilmeye çalışıldığı bir sisteme isyan edenlerden biri olarak tüm muhataplara Danton’un sözlerini hatırlatmak isterim: “Devrim Satürn gibidir, kendi çocuklarını yer.”
Haniye Suikastı Üzerine Notlar — Emre Kartal
Kurucusu Şeyh Ahmed Yasin’den bu yana liderlerini ve önde gelen isimlerini hep İsrail saldırıları ya da suikastları ile kaybeden...
Hatay’da Rezerv Alan: Özel Mülkiyete Son mu? — Muhammet Ali Yunus
Ülkeyi yönetmeleri için cumhurbaşkanı ve vekiller seçiyoruz. Bunun adı da kısaca temsilî demokrasi. Yani belirli haklarımızı...
NATO Zirvesinde Alınan Kararlar Ukrayna Savaşını Nasıl Etkileyecek? — Okan Can
NATO zirvesi, NATO’nun kuruluşunun yetmiş beşinci yıl dönümünde Washington DC’de düzenlendi. Ukrayna Savaşı, NATO...
Aşağılanan Milliyetçilik ve Demagojiye İndirgenen Liberalizm — Adem Yılmaz
Isaiah Berlin, “Milliyetçilik” üzerine kaleme aldığı metninde on dokuzuncu yüzyılın aydın liberallerinin hatta sosyalistlerin...





