Psikoloji

Sıcak Geceler Ruh Sağlığımızı Etkiliyor mu?

İklim değişikliğinin ruh sağlığına etkisi denince genellikle önce kaygı akla geliyor. Gençlerin geleceğe dair korkusu, haberleri izlerken duyulan çaresizlik ve son yıllarda adı yeni konmuş duygular bu başlık altında sıralanıyor. Bunların hepsi gerçektir elbette, ama en ölümcül sorun farklı bir yerdedir. Aşırı sıcaklarda ağır ruhsal rahatsızlığı olan bireylerle daha fazla ilgilenmemiz gerektiğini biliyor muyuz?

İklimin ruh sağlığına etkisini araştırırken çoğunlukla kaygı, korku, çaresizlik hissi gibi duygulara bakıyoruz. En sağlam kanıt ise çok daha sıradan bir yerde duruyor: uykuda.

2022’de yayımlanan bir çalışma, 68 ülkede 47.628 yetişkinin bileğine takılan uyku ölçerlerden veri topladı. Toplam yedi milyondan fazla gece kaydı incelendi. Bunlar kişilerin kendi beyanı değil, cihazla ölçülmüş sürelerdir. Sıcağın uykuyu, özellikle uykuya dalmayı geciktirerek kısalttığı görüldü. Otuz dereceyi aşan gecelerde uyku, çalışmada uyku kaybının en az olduğu gecelere göre ortalama on dört dakika kısalıyordu.1

On dört dakika küçük bir sayıdır. Ama kayıp herkese eşit dağılmıyordu. Daha düşük gelirli ülkelerde, yaşlılarda ve kadınlarda kayıp daha büyük çıktı. İnsanların sıcak gecelere zamanla alıştığı düşüncesi bu çalışmada destek bulmadı.

Aynı çalışma, yüzyılın sonunda, uygun olmayan gece sıcaklıkları nedeniyle kişi başına yıllık uyku kaybının 50 ila 58 saate ulaşacağını öngörüyor. Sıcak gecelerin sayısı arttıkça, bir gecelik küçük kayıp yıllık önemli bir toplama dönüşüyor.

Buraya kadarki bulgular zincirin ilk halkasıdır. Sıcak, uykuyu bozuyor. İkinci halka, uykunun bozulmasının ruh sağlığına ne yaptığıdır. Orada çok daha güçlü bir kanıt var. Bu noktada 65 çalışmayı kapsayan bir meta-analiz bulunuyor. Katılımcılar rastgele müdahale ve kontrol koşullarına ayrılmış, müdahale grubuna uykuyu iyileştiren bir uygulama yapılmış. Uykusu düzelenlerin ruh sağlığı da düzelmiş. Düzelme en belirgin biçimde depresyonda görülmüş. Etki anksiyetede biraz, psikoz belirtilerinde ise belirgin biçimde daha küçük kalmış. Uyku ne kadar çok iyileşirse ruh sağlığındaki kazanç da o kadar büyümüş.2

Bu 65 çalışmanın iklimle hiçbir ilgisi yok. Yalnızca uykuyu iyileştirmenin ruhsal belirtileri azalttığını gösteriyorlar. Bu zincirde deneysel olarak sınanmış halka, uyku ile ruh sağlığı arasındaki bağdır. Sıcak ile ruhsal belirtiler arasındaki bağlantıların neredeyse tamamı gözleme dayanır.

İki halka da sağlam. Buna karşılık zincirin tamamı henüz sınanmadı. Aynı kişilerde, nesnel uyku ölçümleriyle ve ruhsal sonuçları izleyerek yapılmış güçlü bir çalışma yok. İki halkayı birleştiren düşünce bir ölçüm değil, bir çıkarımdır.

Bir çalışma daha var ve dolaylı olsa da düşündürücü. Araştırmacılar sıcaklığın psikiyatri acil başvurularına ve intiharlara etkisini incelemişler. Günün en düşük ve en yüksek sıcaklığını aynı modellerde birlikte sınamışlar. En düşük sıcaklık geceyi, en yüksek sıcaklık gündüzü temsil ediyor. Başvurular ve intiharlar gecenin sıcaklığına göre değişmiş, gündüzün sıcaklığı ise neredeyse hiçbir şeyi değiştirmemiş. Yani gecenin en düşük sıcaklığının daha yüksek olması, daha büyük bir riskle ilişkili bulunmuş. Bu örüntü, gecelerin yeterince soğumamasının önemli olabileceğini düşündürüyor. Bu bulgu uyku açıklamasını güçlendirir, ama kanıtlamaz.3

Türkiye’de sıcak gecelerin uykuya etkisini doğrudan ve nesnel olarak ölçen bir araştırmaya rastlamadım. Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 2024’ü 1971’den bu yana kaydedilen en sıcak yıl olarak bildirdi. Ortalama sıcaklık, 1991-2020 normalinin 1,7 derece üzerindeydi.4 Türkçe literatürde konuyu ele alan bir derleme var, ama o da uluslararası bulguları aktarıyor.5

Sıcak bir gecede uykusuz kalmak hastalık sayılmaz. Bir gecelik uykusuzluk için kimse hekime gitmez. Buna karşılık iklim değişikliğinden ruh sağlığına giden yol, kaygıdan ya da korkudan değil, böyle sıradan bir yerden geçiyor olabilir.

Aşırı Sıcaklarda Kimlerin Ölüm Riski Daha Fazla?

2021 Haziran’ının son günlerinde, Kanada’nın batısındaki Britanya Kolumbiyası eyaletine bir sıcak hava kütlesi yerleşti ve sekiz gün boyunca etkisini sürdürdü. O sekiz günde hayatını kaybeden 1614 kişinin kayıtları tek tek incelendi. Bu sayı sıcağa bağlı ölümleri değil, o günlerde ölen herkesi kapsar. Kayıtlar, önceki dokuz yılın aynı takvim günlerinde ölenlerle kıyaslandı. Önceki yıllara göre en büyük farkı gösteren tanı kalp damar hastalığı ya da böbrek yetmezliği değildi. Şizofreniydi. Sıcak sırasında hayatını kaybedenlerin yüzde 8,3’ü bu tanıyı taşıyordu. Sıradan yazlarda aynı günlerde ölenlerde şizofreni tanısı oranı yüzde 2,7 idi. Arada üç kat fark vardı.6

Bu bulgu tuhaf görünebilir, çünkü şizofreniyi hava sıcaklığıyla ilgili bir hastalık olarak düşünmeyiz. Tuhaflık, hastanın hayatına bakınca azalır. Ağır ruhsal hastalığı olanların koşulları şöyle özetlenebilir.

  • Daha çok yalnız yaşarlar.
  • Daha az parayla geçinirler.
  • Serinletilmesi daha zor olan evlerde otururlar.
  • Sıcak bir günde serinleyecek bir yere gitmeleri daha zordur.
  • Onları çağıracak biri de daha seyrek bulunur.
  • Kullandıkları ilaçların bir kısmı terlemeyi ve susama duygusunu bozar.

Sıcak, bütün bunların üzerine gelir.7,8

Hastalığın kendisi de işin içindedir. Şizofrenide vücut ısısının düzenlenmesinde bozulma olduğunu gösteren pek çok araştırma vardır. Belki hastalığın kendisinden, belki de kullanılan ilaçlardan kaynaklı, ısıyı dışarı atma yeteneğinin bu hastalarda bozulduğu saptanmıştır. Bu hastalarda görülen ve hekimlerin çok uzun zamandır dikkatini çeken bir davranış vardır. Bu hastalardan bazıları yazın ortasında bile kat kat kıyafetler giyerler ve bundan rahatsızlık duymazlar. Tabii, hastanın üzerindeki kıyafet arttıkça bedenin üzerine binen ısı yükü de artar.9

Kanada’dakinden daha eski tarihli bir araştırma da benzer şeyler söylemişti. Bu araştırmada sıcak hava dalgası ölümlerini inceleyen altı çalışmanın verileri birleştirilmiş. Psikiyatrik hastalık, ölümle bağlantılı en güçlü tıbbi risk etkenlerinden biri olarak belirlenmiş. Aynı derlemenin daha az konuşulan tarafı korunmayla ilgiliydi. Evinde çalışan bir klima bulunanlarda ölüm riski, bulunmayanlara göre yaklaşık dörtte bir kadardı. Gün içinde serin bir yere gitmek ve başkalarıyla görüşmek de daha düşük ölüm riskiyle ilişkiliydi. Bunların hiçbiri tıbbi girişim değildir. Hepsi bir elektrik faturasından, bir kapı komşusundan ve bir telefondan ibarettir. Giyinmeye ve su içmeye dair yerinde bir uyarı da aynı ucuzluktadır.10

İngiltere’de on yıllık kayıtlar üzerinde yapılan bir çalışma bir ayrıntı daha gösteriyor. Eşik sıcaklığın üzerindeki her derece, psikoz, demans ya da madde kullanımı tanısı olanlarda ölümleri yaklaşık yüzde beş artırıyordu. Sadece yaşlılarda değil, genç hastalarda da belirgin bir risk artışı saptandı. Bu bulgu, sıcak hava dalgalarını yalnızca yaşlılar için risk sayan bakış açısının hatalı olduğunu açıkça gösteriyor.11

Türkiye’de bu tabloyu doğrudan gösteren bir çalışma yok. İstanbul’da 2004 ile 2017 arasında otuz aşırı sıcak hava dalgası belirlendi. Bunların yirmisinde ölüm oranları artmış.12 Bu ölümler arasında psikiyatri hastalarının oranını bilmiyoruz.

İklim değişikliğinin ruh sağlığına etkisi denince genellikle önce kaygı akla geliyor. Gençlerin geleceğe dair korkusu, haberleri izlerken duyulan çaresizlik ve son yıllarda adı yeni konmuş duygular bu başlık altında sıralanıyor. Bunların hepsi gerçektir elbette, ama en ölümcül sorun farklı bir yerdedir. Aşırı sıcaklarda ağır ruhsal rahatsızlığı olan bireylerle daha fazla ilgilenmemiz gerektiğini biliyor muyuz?

Kaynaklar

1. Minor K, Bjerre-Nielsen A, Jonasdottir SS, Lehmann S, Obradovich N. Rising temperatures erode human sleep globally. One Earth. 2022;5(5):534-549.

2. Scott AJ, Webb TL, Martyn-St James M, Rowse G, Weich S. Improving sleep quality leads to better mental health: a meta-analysis of randomised controlled trials. Sleep Medicine Reviews. 2021;60:101556. Birleşik ruh sağlığı sonucu için etki büyüklüğü 0,53, depresyon için 0,63.

3. Mullins JT, White C. Temperature and mental health: evidence from the spectrum of mental health outcomes. Journal of Health Economics. 2019;68:102240.

4. Meteoroloji Genel Müdürlüğü. 2024 Yılı İklim Değerlendirmesi. Ankara: Meteoroloji Genel Müdürlüğü; 2025.

5. Ayta S. Hava Kirliliği ve İklim Değişikliğinin Uykuya Etkisi. Nöropsikiyatri Arşivi. 2024;61:73-76.

6. Lee MJ, McLean KE, Kuo M ve ark. Chronic diseases associated with mortality in British Columbia, Canada during the 2021 Western North America extreme heat event. GeoHealth. 2023;7(3):e2022GH000729.

7. Chen SX, Lee MJ, McVea DA, Henderson SB. Antipsychotics and other risk factors for mortality among people with schizophrenia during an extreme heat event. Scientific Reports. 2025;15:34505.

8. Royal College of Psychiatrists. Heatwaves and mental health: what every psychiatrist needs to know. Londra: Royal College of Psychiatrists; Haziran 2025.

9. Chong TWH, Castle DJ. Layer upon layer: thermoregulation in schizophrenia. Schizophrenia Research. 2004;69(2-3):149-157.

10. Bouchama A, Dehbi M, Mohamed G ve ark. Prognostic factors in heat wave-related deaths: a meta-analysis. Archives of Internal Medicine. 2007;167(20):2170-2176.

11. Page LA, Hajat S, Kovats RS, Howard LM. Temperature-related deaths in people with psychosis, dementia and substance misuse. British Journal of Psychiatry. 2012;200(6):485-490.

12. Çulpan HC, Şahin Ü, Can G. A step to develop heat-health action plan: assessing heat waves’ impacts on mortality. Atmosphere. 2022;13(12):2126.

Visited 1 times, 4 visit(s) today

Close