Kültür-SanatPolitika

Daron Acemoğlu ve Hangi Liberal Demokrasi?

Acemoğlu’nun öncesi de sonrası da sisteme dair krizi derinleştirmektedir. Sistemin neo liberal formu tekelci finans elitlerine; sol liberal formu bürokratik kamucu soyguna ağırlık kazandırmaktadır.

Daron Acemoğlu şimdilerde yeni bir kitap yazdı: ‘Hangi liberal Demokrasi’ ismiyle Doğan Kitap tarafından neşredilen bu eser, Türkçe olarak da böylece yakın zamanda piyasaya çıktı. Yazar ve yeni kitabı kamuoyunda oldukça ilginç tartışmalara sebep oldu. The Economist, Acemoğlu’nun kitabını karikatürleştiren bir eleştiri yazısı yayımladı; Acemoğlu buna kendi zaviyesinden aynı platformda rica minnet yanıt verdi. Tartışmaların ise yankısı hala sürüyor ve ardı arkası kesilmiyor.

Acemoğlu bu yeni kitabında özetle neoliberal demokratik kapitalizm işlemedi diyor; zenginler tekelleşti, fakirler daha da yoksullaştı, orta sınıf eridi ve adeta sistem çöktü diyor. Temel dönüşümü ise yapay zeka üzerinden yapıyor ve insanları, toplumları, yöneticileri neoliberal demokratik kapitalizmi sol liberal demokratik kapitalizme dönüştürmeye davet ediyor.

Haklıdır evet öyle oldu ama neoliberal kapitalist sisteme geçmişte, müesses nizamın yol göstericiliği ve küreselci demokrat hegemonyanın teşvikiyle, Weberyen anlamda bürokratik kurumlar şerhi düşerek sol bir alandan meşruiyet üreten de yine kendisidir. Şimdilerde itiraz ettiği tüm bu süreci geçmişte aklayan yine kendisi olduğu için yazar, bugünlerde kamuoyunda büyük bir itibar krizi yaşıyor ve sisteme itiraz adına da açıkçası çok geç kaldığı anlaşılıyor.

Acemoğlu’nun yeni kitabı ‘Hangi Liberal Demokrasi’yi bu açıdan zor bir dönem bekliyor zira bu kriz hem yazarın geçmişi dolayısıyla ahlaki bir itibar krizine hem de sürece dair büyük bir gecikmişlik krizine işaret ediyor.

Acemoğlu’nun çözüm önerisi de bu krizi derinleştiriyor zira geçmişte neoliberal demokratik kapitalizme Weberyen bürokratik kamucu sol bir açılımla ehliyet veren Acemoğlu; bugün yeni misyonuyla işçi-yoksul-alt sınıflar diyerek klasik Marksist bir anlayışla sisteme daha klasik cepheden bir sol eleştiri getirerek sistemin ehliyetini elinden almaya kalkıyor.

Ne var ki yapay zeka üzerinden liberal demokrasiye dair önemli bir tehlike hattı tanımlıyor hatta liberal demokrasiyi neo kapitalist formdan sol kapitalist forma geçişe davet ediyor. Son tahlilde Frankfurtçu Troçkist bir usul sürece damga vuruyor. Acemoğlu kültüralist ve ekonomik müdahaleci bir sol anlayışla sürecin işaretini veriyor: İşçi Liberalizmi.

Acemoğlu’nun çözümü bana kalırsa dramatik ve hazin bir çözüm zira yapay zeka üzerinden sisteme kamucu sol bir müdahale hem imkansız hem de sistemin dönüşümüne dair kamucu müdahaleci sol çözümler anlamsız. Hepsinden öte krizi derinleştirecek öneriler.

Acemoğlu geçmişte de neoliberal demokratik kapitalizmi weberyen bir bürokratik sol müdahale ile kurtarabiliriz sanmıştı ve bu şerhiyle açıkça yanıldığı ortaya çıkmıştı; şimdilerde ise yer yer Marksist yer yer Troçkist sol müdahalelerle artık şerhten ziyade daha radikal bir dönüşümü işaret ederek neoliberal kapitalist demokrasiyi sol liberal kapitalist demokrasiye evriltmek mümkün olabilir sanıyor ve bana kalırsa yine yanılıyor.

Daron Acemoğlu özünde bir Neo Keynesyendir; sermayedar, bürokrasi ve finans elitleri üçgenine temelde meşruiyet üretmektedir; tüm bu soygun üçgenine dair geçmişteki kapsayıcı kurallar ve kapsayıcı kurumlar ile sunduğu Weberyen sol çözüm önerileri ne yazık ki bu soyguna bürokasiyi daha fazla ortak etmekle sonuçlanmıştır.

Acemoğlu’nun şimdilerde sisteme doğrudan ya da dolaylı Marksist ya da Troçkist bir yöntemle sol kamucu bir cepheden toplumsal destekle kamu müdahalesi önerisi de elbette tüm bu soygun düzeninin kamuculukla çok daha derinleşmesinden başka bir anlam taşımamaktadır.

Neoliberal demokratik kapitalizm de sol liberal demokratik kapitalizm de özünde Neo Keynesyendir ve sermayedar, finans elitleri ve bürokratik devlet arasında kayırmaya dönük biçimde kapalı devre çalışır hatta kayırmacıdır ve bu kayırmacılığının sırrı müdahaleciliğidir; sistem neo ya da sol versiyonlarıyla müdahalecilik esasıyla sermayedar, bürokrat ve finans elitleri üzerinden kapalı devre bir nepotizm üretmektedir.

Acemoğlu’nun öncesi de sonrası da sisteme dair krizi derinleştirmektedir. Sistemin neo liberal formu tekelci finans elitlerine; sol liberal formu bürokratik kamucu soyguna ağırlık kazandırmaktadır.

Devlet bürokrasileri, küresel finans elitleri ve tekel sermayedarlar tüm bu sistemde birey ve vatandaş aleyhine işleyen kapalı devre sistemin unsurları haline geliyor ve bunlardan hangisine ağırlık verirseniz verin sistem değişmiyor hatta sistemin krizi derinleşiyor.

Birey, vatandaş, müteşebbis ve dahi tüm alt orta üst sınıflar kaybediyor; imtiyazlı zümreler kazanıyor. Birey sisteme hür müteşebbis olarak giremiyor, rakipleriyle hakkıyla rekabet edemiyor, hukuk ve devlet tarafından korunmuyor. Sistem insanları faiz, enflasyon, vergi sarmalına nepotist bir şekilde hapsediyor.

Hürriyete, rekabete, teşebbüse, mülkiyete, serbest piyasaya yani gerçek bir liberal demokratik kapitalizme bu Keynesyen sistemin neo versiyonları da sol versiyonları da maalesef izin vermiyor; sistem bu anlamda ne liberal ne demokratik ne de kapitalist sıfatını hak ediyor.

Biz temelde ordoliberal bir bakış açısına dayalı anayasal iktisat savunusu ile minarşist devlet mottosu üzerinden hareket ediyoruz; temelde müdahalesizliği savunuyor ve sadece piyasayı manipüle eden yapılara müdahaleyi esas alıyoruz. Keynesyenizmin neo ya da post türevlerine karşıt duruşumuzla tüm bunlardan arınmış müdahalesiz ve manipülasyonsuz kayırmacılıktan uzak açık devre bir serbest piyasa sistemi arzuluyoruz. İşte tam da bu yüzden bu Neo Keynesyen ya da Post Keynesyen bir sistemin mevcudiyetine ve onun tüm bu neo liberal ya da sol liberal versiyonlarına muhalefet ediyoruz.

Acemoğlu ise özünde yer yer Neo Keynesyen yer yer Post keynesyen bir isim olarak bizi önce neo liberal demokratik kapitalizme davet etmişti; şimdilerde ve sonra bizi sol liberal demokratik kapitalizme davet ediyor. Biz Keynesyen sistemden türeyen faiz, enflasyon, vergi sarmalından ve tüm bu nepotist yapıdan ne hayır gördük ki türevleri olan Neo Keynesyen ya da Post Keynesyen sisteme razı olalım hatta sistemin alternatif yansımaları olan neo liberal demokratik kapitalizm veya sol liberal demokratik kapitalizme rıza verelim…

O yüzden kendisine de ne eski haliyle ne de yeni haliyle itibar etmiyoruz; nacizane bir yazı olarak da bunu böylece dümdüz ortaya koyuyoruz…

Visited 20 times, 27 visit(s) today

Close