12:54 pm Dış Politika

Sıfır Toplamlı Oyunun Sonu: Karabağ Zaferi ve Güney Kafkasya’nın Değişen Jeopolitiği

Son günlerde Karabağ ekseninde tarihî gelişmelere şahitlik ediyoruz. İkinci Karabağ Savaşı’nı sona erdiren 9 Kasım 2020 tarihli ateşkes anlaşmasının ardından gerilimin bir türlü bitmediği Karabağ’da Azerbaycan lehine kritik gelişmeler yaşanıyor. 19 Eylül 2023 tarihinde Azerbaycan ordusunun bölgede başlattığı lokal antiterör operasyonu, bir yandan Karabağ sorununun kökten çözümüne yönelik önemli bir kilometre taşı olurken, diğer taraftan Güney Kafkasya’daki jeopolitik dengeleri değiştirme potansiyelini de bünyesinde taşıyor.

Uluslararası hukuk bakımından Azerbaycan toprağı olarak kabul edilen ancak 30 yıldır Ermenistan işgali altında bulunan Karabağ’da 2020 yılında yaşanan çatışmaların akabinde Rusya’nın devreye girmesiyle 9 Kasım 2020 tarihinde ateşkes anlaşması imzalandı. Ancak 44 gün süren savaşın ardından imzalanan ateşkes anlaşmasına rağmen Bakü ile Erivan arasındaki tansiyon bir türlü düşmedi. Geçtiğimiz yaz aylarında Karabağ’ı Ermenistan’a bağlayan Laçin Koridoru nedeniyle iki ülke arasındaki ilişkiler yeniden gerilirken taraflar arasında zaman zaman çatışmalar patlak verdi. Azerbaycan, 19 Eylül 2023 tarihinde Karabağ’da lokal antiterör operasyonu başlattığını duyurarak bölgedeki ayrılıkçı Ermeni unsurlara teslim olmaları ve Karabağ’daki illegal rejime son vermeleri çağrısında bulundu. Azerbaycan’ın operasyonlara başlamasının ardından 24 saat içinde Karabağ’daki ayrılıkçı Ermeniler ateşkesi kabul etmek zorunda kaldı. Azerbaycan güçleri, 20 Eylül’de Karabağ’da tam kontrol sağlarken Ermeni ayrılıkçılar silah bırakmayı ve bölgenin Azerbaycan’la yeniden entegrasyonu için Aliyev yönetimiyle görüşmeyi kabul etti. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan da bir açıklama yaparak Karabağ’daki bütün Ermenilerin bölgeyi terk edeceğini açıkladı. Bakü yönetimi de silah bırakan Ermeni ayrılıkçıların Karabağ’dan Ermenistan’a geçişine izin verileceğini ilan etti. Böylece Azerbaycan güçleri, operasyonun başarıyla sonuçlanmasının ardından Rus barış gücü kuvvetleriyle birlikte Ermeni ayrılıkçıların arkalarında bıraktıkları silahları toplamaya ve bölgedeki kentlere girmeye başladı.

Azerbaycan, İkinci Karabağ Savaşı’nı bitiren 9 Kasım anlaşmasının ardından Karabağ’ın silahsızlanması şartının yerine getirilmemesi nedeniyle lokal antiterör operasyonlarının başladığını ifade ederken Ermenistan tarafı ise Azerbaycan’ın son operasyonu Karabağ’ı tamamen ele geçirmek için başlattığını öne sürüyor. Azerbaycan’ın lokal antiterör operasyonunun ardından 70 bin civarında Ermeni’nin Karabağ’ı terk ettiği medyaya yansıyan bilgiler arasında. Karabağ’da faaliyet gösteren Ermeni ayrılıkçıların lideri Samvel Şahramanyan ise 28 Eylül günü bir açıklama yaparak Karabağ’da bağımsızlık mücadelesine son verdiklerini ve Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’nin 1 Ocak 2024 tarihi itibarıyla feshedilmesini onaylayan kararnameyi imzaladığını duyurdu. Ermenistan, Karabağ’daki Ermenilerin haklarının müdafaa edilmesi için BM’yi harekete geçmeye davet ederken Azerbaycan, Karabağ’da yaşayan Ermenilere yönelik saldırı iddialarını reddederek Karabağ Ermenilerini eşit yurttaş olarak kabul ettiğini deklare etti. Dolayısıyla Karabağ’ın özgürleşmesi yolunda Kasım 2020’de açılan parantez Eylül 2023’te kapanırken Güney Kafkasya’da yeni bir dönemin kapıları aralanmış oldu.

Azerbaycan’ın son operasyonu ekseninde Türkiye’nin tutumuna bakıldığında Ankara’nın net bir biçimde Azerbaycan’ın yanında durduğu görülmektedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, krizin sürdüğü bir ortamda 26 Eylül tarihinde Nahçıvan’a giderek İlham Aliyev ile bir görüşme gerçekleştirmiştir. İki lider, Iğdır-Nahçıvan Doğal Gaz Boru Hattı’nın temelini atmış ve bir dizi anlaşma imzalamışlardır. Erdoğan, basın toplantısı sırasında Ermenistan’a da önemli mesajlar vererek Azerbaycan tarafından kazanılan son zaferin bölgesel normalleşmeye kapı aralayabileceğini, Ermenistan’ın da uzatılan barış elini tutması gerektiğinin altını çizmiştir. Türkiye’nin Karabağ’da yaşanan gelişmeler ekseninde üzerinde durduğu en önemli konu başlıklarından birinin de Zengezur Koridoru projesi olduğu görülmektedir. İkinci Karabağ Savaşı’nın ardından imzalanan barış anlaşmasında Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile Azerbaycan arasındaki bağlantıyı sağlayacak ulaşım kanallarının açılmasının karara bağlanması ancak bu konuda henüz herhangi bir adım atılmaması, Türkiye’nin meseleyi yakından takip etmesine sebebiyet vermiştir. Ateşkes anlaşmasında kullanılan dil nedeniyle Bakü ile Erivan arasında Zengezur Koridoru konusunda farklı yorumlar olsa da koridorun açılması Türkiye’nin ve Azerbaycan’ın gündeminde en üst sıralardadır. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Zengezur Koridoru’nun açılması için elinden geleni yapacağını belirtmiş hatta İran’ın da bu konuda olumlu sinyaller verdiğini söylemiştir. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kara bağlantısını sağlayacak olan Zengezur Koridoru’na dair ciddi çekinceleri bulunan İran’ın takınacağı tavır önem arz etmektedir. Tahran yönetimi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çıkışına rağmen Zengezur Koridoru hakkında resmî bir açıklama henüz yapmamıştır.

Sonuç olarak, Azerbaycan’ın İkinci Karabağ Savaşı’nı kazanmasının Güney Kafkasya jeopolitiği üzerinde önemli etkilerinin olduğunu söyleyebiliriz. ÖncelikleAzerbaycan’ın zaferi, Bakü ile Erivan arasında Karabağ meselesi ekseninde sıfır toplamlı oyunun son bulduğunu net bir biçimde ortaya koymaktadır. Artık Karabağ’da bir tarafın kazanımı diğer tarafın kaybetmesi               -yani sıfır toplamlı bir oyun- anlamına gelmemektedir. Uluslararası hukuk bakımından Azerbaycan toprağı olan Karabağ’ın Ermenistan kontrolünden çıkması, Ermeni ayrılıkçıların sözde Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’ni lağvetmesi ve silahlarını bırakması Karabağ meselesinin iki ülke arasında gerginliğe yol açma ihtimalini ilerleyen dönemlerde ortadan kaldıracaktır. Nitekim Ermenistan lideri Nikol Paşinyan da Karabağ’daki realiteyi kabullenmekten başka çaresi olmadığını anlamıştır. Dolayısıyla bölgede Rusya’yla da zaman zaman sürtüşen Ermenistan’ın Türkiye ve Azerbaycan’la normalleşme adımları atmak dışında başka bir seçeneğinin kalmadığı ifade edilebilir. Batılı ülkelerin ve diasporanın kışkırtmalarına kulaklarını kapatarak komşularıyla sağlıklı ilişkiler kurmak Erivan yönetiminin atacağı en makul adım olacaktır. Zira Batılı ülkeler de Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle enerji arz güvenliği için yüzünü Azerbaycan’a dönmüş durumdadır. Rusya, Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan’ın üzerinde mutabakat sağlayacağı bir bölgesel normalleşme projesine ve Zengezur Koridoru’nun açılmasına İran da muhalefet edemeyecektir. Böylece Güney Kafkasya, rekabetin hâkim olduğu bir alan olmaktan çıkarak başta ticaret olmak üzere çeşitli alanlarda bölgesel iş birliğinin sağlandığı bir barış havzasına dönüşecektir.


*Yazılar, yazarlarının sorumluluğundadır, Fikirtepe‘nin kurumsal politikasını yansıtmayabilir.

Visited 106 times, 1 visit(s) today

Close